Archive for category Atatürk

Date: Ekim 23rd, 2009
Cate: Atatürk

Atatürk’üm, Mustafa’m

Atatürküm, Mustafam

Atatürküm, Mustafam

Atatürk’üm, Mustafam

Atam senden sonra devir değişti,

Vatan mille hainliği yurda yerleşti,

Sen gibi hastalanmış herkes iyileşti,

Zamanenin meğer kastı sanaymış Atam,

Ne Mutlu Türküm, Atatürk’üm, Mustafam.

Ey Türk İstikbalinin Evladı, derdin ya,

Ekmeği, kazancını hep bölüşüp yerdin ya,

Türk’e istikbal için gençliğini verdin ya,

İşte o gençlik te seni unutmuş Atam,

Ne Mutlu Türküm, Atatürk’üm, Mustafam.

Anladım ki bu ülkenin kaptanı sendin,

Ecnebinin şahını akıl gücünle yendin,

Gittiğinde doğurmadı analar senin dengin,

Millet’e önderliğin ışıktır atam,

Ne Mutlu Türküm, Atatürk’üm, Mustafam.

Senden sonra uyumuşum Türkiyemi sel aldı,

Farkettim geç kalınca toprağımı el aldı,

Bana ise türbanla, kardeş kavgası kaldı,

Affet beni sarı saçlı, mavi gözlü Atam,

Ne Mutlu Türküm, Atatürk’üm, Mustafam.

Atam bu satırları sana gönderdim,

Belki paylaşırsam azalır derdim,

Böyle bilsem senden önce giderdim,

Yer ver yanına geleyim Atam,

Ne Mutlu Türküm, Atatürk’üm, Mustafam.

Şehide kelle deyip dile salmadın,

Hiç kimsenin anasının ahın almadın,

Dini oyuncak edip ayaklara salmadın,

Allah sana rahmet eylesin Atam,

Ne Mutlu Türküm, Atatürk’üm, Mustafam.

Atakan Korkmaz kardeşimize teşekkür ederim.

Incoming search terms for the article:

Date: Ekim 23rd, 2009
Cate: Atatürk

Atatürk’ün bilinmeyen yönleri,hobileri, hayaller

1. “ATA” LAFINI SEVMEZDİ

“Atatürk” hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine ” Ata ” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2. EN SEVDİĞİ YEMEK

Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

3. EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI

Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

4. BAŞUCU KİTABI “ÇALIKUŞU” YDU

Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in ünlü Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rasgele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.

5. KABUL SALONUNDA Kİ AT YAVRUSU

Atlardan sonra en sevdiği hayvan *****ti. “Fox” adini verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

6. TAM BİR SALON ADAMI

En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

7. GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI

Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

8. DOLABINDA LACİVERT’E YER YOKTU

Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

9. ÖLÇÜLERİ

Boyu 1.74 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46′ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

10. RUMELİ ŞİVESİ

Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

11. HAZİN BİR HİKAYE

Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

12. CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.

Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

13. PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE

Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

14. KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI

Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

15. DÜZEN TAKINTISI VARDI

Evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

16. HOŞGÖRÜLÜ LİDER

Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli yanmış, “Alın bunu kendi içsin” diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra “Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin” dedi.

17. SİGARA PAZARLIĞI

Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk “sekiz” demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti :” Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.

18. “BU NASIL HALKÇILIK?”

Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu örgenince epey sinirlenmiş, “Ne de güzel halkçılık ama” demişti.

19. “LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!”

İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti : “Adam olmak demektir hocam, adam olmak! ”

20. KURBANLARI BAĞIŞLARDI

Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

21. YABANCI DİLE MERAKI

Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

22. FASULYESİNE POKER

Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

23. KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI

Cephelerde düşmanla göğüs göğüs’e savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

24. KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ

Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu espirili bir dille anlatmıştı :”T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar”.

25. BİR RİCASI

Bir gün halk arasında dolaşırken kara çarşaflı bir kadına rastlamış, “Hafız Hanım benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın ?” diye sormuştu. Kadın çarşafını açarak, Atatürk’ ün ellerini öptü.

26. BİLARDO VE YÜZME

Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

27. EN BAŞARILI DERS.

Eğitim hayatı boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca sürdü.

28. YAĞCILARA GEÇİT YOK

Yağcılara çok kızardı. Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.

29. SON YILBAŞI GECESİ

1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile baş başa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

30. KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK

Kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı

Incoming search terms for the article:

Date: Ekim 23rd, 2009
Cate: Atatürk

Hala uyanamadık !

Babası öldü.

Yetim büyüdü.

Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne;

‘Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.’
Hastalandı, böbreklerinden.
Vuruldu, göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.

Evet…

Mustafa Kemal Atatürk bu…

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın
Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü…

Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.

İşte liste yukarıda.

Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse gelmiş…

Bunu anlatın…

Direnen, teslim olmayan ruhu anlatın ..

Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.

Korkmasınlar işsizlikten…
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.

Yürek dediğin…
Sadece organ değil
Bunu anlayın !!!

Bir Anı …

İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara’ya hareket edecekler….
Trene binerler ve kompartımana çekilirler.
Ertesi gün yaveri, Atatürk’ün
kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun bitkin bir halde kravatını
yıkamaktadır. Yaveri; ‘Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde, niye
böylesiniz?’ der. ‘
Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı
unutmuşsunuz. Kolumu yastık yaptım ağrıdı. Setremi yastık
yaptım üşüdüm. Uyumadım kalktım’ der.
Yaveri; ‘Aman paşam! Birimize haber verseydiniz. Hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik’ der ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir;
‘Geç fark ettim. Hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam degil, milletimin rahat uyumasi ..’

ATAMIZ SAYESİNDE ÖYLE RAHAT UYUYORUZ Kİ;

HALA UYANAMADIK !

Gerçektende nasil bir mücadele ve yokluk içerisinde, Onbeş yaşına bile gelemeden ölen çocuklar sayesinde bu ülkede özgürce yaşayabildiğimizi anlatmalıyız çocuklarımıza.

AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimleri kaldıralacakmış arkadaşlar bilgisi olan varmı bu konuda ?

Date: Haziran 24th, 2009
Cate: Atatürk

AB’ye Girmek İçin Yalvarmalamıyız!!ATATÜRK’ ün Cevabı!!

AB’ye Girmek İçin Yalvarmalamıyız!!ATATÜRK’ ün Cevabı!!
Bir İngiliz gazeteci ATATÜRK’le bir röportaj yapar. Röportajını Amerikan Büyük Kütüphanesinden bulup getirttim ve bir yerinde Mustafa Kemal’e şöyle sorar gazeteci; ”Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?” Mustafa Kemal’in cevabı aynen şöyle :

“Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Eğer davet gelirse düşünürüz”. Evet Birleşmiş Milletler sadece Türkiye’yi davet edebilmek için yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke olur Mustafa Kemal’in ülkesi Türkiyesi Birleşmiş Milletlere

Incoming search terms for the article:

Date: Haziran 24th, 2009
Cate: Atatürk

ANAYASANIN DEĞİŞMEZ MADDELERİ

1) Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

3) Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir.
Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı “İstiklal Marşı” dır.
Başkenti Ankara’dır.

4) Anayasanın 1 nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Incoming search terms for the article: