Archive for category İlginç Haberler – Interesting News

Date: Ekim 17th, 2009
Cate: İlginç Haberler - Interesting News

Chat başında geçen 35 gün !

Yılda ortalama 35 gün chat yapan kadınlar, erkekleri geçti.

Teknolojinin ilerlemesiyle artık günlük konuşmalar da internet ortamında yapılır hale geldi. Kadınların erkeklerden daha fazla chat yaptığını belirten araştırmacılar, bayanların 1 yılda ortalama 35 günlerini bilgisayar karşısında geçirdiğini açıkladı

Date: Ekim 13th, 2009
Cate: İlginç Haberler - Interesting News

Beynimizin Yeni Yol Haritası

Beynimizin Yeni Yol Haritası

Beynimizin Yeni Yol Haritası

Nörobiyolglar, fizikçiler ve matematikçiler bir ortak çalışma ile beynin içindeki sinirsel hatların elektrik düzenlemesini belirlemeyi hedefliyor. Bu girişim beyin araştırma sahasının en büyük projesi olarak nitelendiriliyor. Projenin amacı, beynin içindeki tüm sinapslarn, sinir hücrelerinin ve yapılanmanın bir kartını çıkarmak.

Daha önceki araştırmalar yalnıza anatomik numuneler üzerinde gerçekleştirilebiliyor ve bu nedenle beynin yol haritasındaki sadece ana hatlar belirlenebiliyordu. Bugün ise manyetik rezonans tomografisi ile en ince hatlar dahi tespit edilebildiğinden, elektrik akımının omur iliğe doğru nasıl aktığı dahi gözlemlenebiliyor.

Cambridge’deki Havard Medical School’da çalışan beyin araştırmacısı Van Wedeens, nörobiyolog, matematikçi ve fizikçilerin son düzey modern teknolojilerle beynin tüm dokusunu, liflerini ve yapısını çözmek üzere bir araya gelen grupta yer alıyor. “Connectom” (“bağlantı bütünü”) diye adlandırılan bu proje ile beyin yapısı konusunda son noktayı koymaya hazırlanan bilim adamları, özellikle düşüncenin nasıl meydana geldiğini anlamaya çalışacak.

Karşıt görüşü savunan bilim adamlarının bir kısmı, 19. yüzyıldan bu yana anatomlar ve hücre araştırmacıları tarafından beyin bölümlerinin büyük bir kısmının açığa çıkarıldığını, hatta işlevlerinin de büyük ölçüde belirlendiğini, ancak buna rağmen belirli bir noktadan sonra felsefi boyutta asla ciddi bir ilerlemenin kaydedilemediğini ileri sürüyor. Üst düzey teknolojilerin dahi beynin içersinde bulunan “beyaz maddeyi” net bir şekilde izleyemediğini hatırlatan eleştirel bilim adamları, asıl sinir alış verişinin ise ne yazık ki tam burada gerçekleştiğine dikkat çekiyor.

“Asıl sorun, beynin içindeki organların keskin biçimde birbirinden ayrılmış olmamasından kaynaklanıyor”, diyen Wedeen sözlerine açıklık kavuşturmak üzere, kalbin net bir şekilde mideden veya ciğerden ayırt edilebildiği örneğini veriyor. Beyinde ise birbirinin üstüne binmiş ve içiçe geçmiş yapılanmanın mevcut olduğunu anlatan araştırmacı, tek bir yerde birçok farklı yönlerden gelen yolların kesiştiğini bildiriyor ve “bu durumda hiç bir anatom beynin kartını tertemiz biçimde çizemiyor”, diyor. Manyetik rezonans tomografları araştırma için her ne kadar önemli bir araç niteliği taşısalar da, bu yolla elde edilen renkli ve kısmen üç boyutlu resimler dahi, hangi hücrelerin iletişime geçtiğini ve alış-veriş sırasında tam olarak neler yaptığını açıklamakta yetersiz kalıyor.

MRT (manyetik rezonans tomografisi) ile vücutta bol miktarda bulunan suyun bileşeni olan hidrojen atomlarının güçsüz manyetizmasından faydalanılıyor. Yer çekiminin 100.000 katı güçlü bir süper mıknatıs ile hidrojen atomlarının çekirdekleri belirli bir doğrultuda yönlendiriliyor. Ardından bu çekirdeklerin güçlü bir elektrik darbe ile uyarılmasıyla, çekirdeklerin yalpalaması sağlanıyor. Sarsılan bu çekirdeklerin eski yönlerine yeniden doğrulması sırasında radyo dalgaları salgılıyor. Bilgisayara bağlı olan beyinden salgılanan bu radyo dalgaları sayesinde, yoğun hesaplamalar sonucu sinir yollarının yapılanması ortaya çıkartılıyor. Bu sayede yalnızca sinir hücrelerinin yeri değil, aynı zamanda bu hücreden iletilen elektrik akımının yönü de belirlenebiliyor.

Beynimizin Yeni Yol Haritası

Beynimizin Yeni Yol Haritası

Bilgisayardaki yazılımı bir mikroskop merceğine benzeten Wedeen, “nasıl ki mikroskobu doğru ayara getirdiğinizde birden çok daha fazla şeyler görebiliyorsanız, bu yazılım ile de beyin hakkında çok daha ayrıntılı bilgi elde edilmesi mümkünleşiyor”, diyor. Hücrenin yeri ve yönü tespit edildikten sonra söz konusu yazılım bu bilgilere göre her hücreye belirli bir renk atıyor. Aynı yönde hareket eden tüm hücreler aynı renkte olduğu için, elde edilen yol haritası, araştırmacılara hücrenin yerleri, yönleri ve kesişme noktasıyla ilgili bir bakışta birçok bilgi birden verebiliyor. Wedeen, elde edilen resimler, herhangi bir resim olmayıp beynin gerçekçi yapılanmasını bildiren beş boyutlu veriler olduğunu söylüyor.

Beş boyutlu verilerin üç boyutu hücrelerin yerleri hakkında bilgi içerirken, geriye kalan iki boyutu da yön tespiti için büyük önem taşıyor. Bu yöntemi kullananlar arasında bulunan, İndiana Üniversitesinde görevli Alman beyin araştırmacısı Olaf Sporns ve çalışma arkadaşları, geçen sene insan beyninin yüksek çözünürlüklü kartını yayımladı. Sporns, “bu haritayı çıkarırken, bugüne kadar hiç tespit edilmemiş yeni bir beyin bölümü bulduk. Yetişkin bir elin avuç içi kadar büyük olan bu beyin çekirdeği, beyin ağlarıyla o kadar yakından bağlantılı ki, merkezi bir rol oynadığı kesin”, diyor. Söz konusu beyin çekirdeği, büyük beynin üst tepeciğinde bulunuyor. Bu bölge, özellikle dinlenme sırasında yoğun bir etkinlik gösteren bu bölge, daha önceki araştırmalarda bazı bilim adamlarının dikkatini çekse de, anatomik şekli bilinmediğinden büyük bir başarı olarak karşılanıyor. Buna rağmen bu düğümün ne işe yaradığı ve işlemi hakkında henüz bir bilgi elde edilmiş değil.

Date: Ekim 2nd, 2009
Cate: İlginç Haberler - Interesting News

tehlikeli karadelikler

uzay boşluğu sonsuz biryerdir uzay boşluğunda en tehlikeli olan şeyler den biride karadelik tir
karadelik ler milyonlarca hatta milyarlarca km geniş ve büyüktür kara delikler bir yıldızın ölmesi yani dediğimiz bir harekette gerçekleşir astoroloji uzman ları budurumu göz önüne alıyorlar . bu bilgi birgün size mutlaka lazım olacaktır

Date: Eylül 26th, 2009
Cate: İlginç Haberler - Interesting News

Milyonda bir: Hem kırmızı hem yeşil elma

Kırmızı Yeşil Elma

Kırmızı Yeşil Elma

Botanikçiler elmanın iki renkli olmasını genetik mutasyona uğramış olmasıyla açıklıyor. Sahibinin ise elmayı yemek gibi bir niyeti yok.
İngiltere, Devon’da yaşayan Ken Morish bu elmayı ağaçtan kopardığında birinin şaka yapmak için boyadığını düşündü. Uzmanlar da ortadan ikiye farklı renklerle böyle kusursuz ayrılmış elmanın milyonda bir olacağını söylüyor. 72 yaşındaki emekli dekoratör Ken Morish’in elmayı yemeye niyeti yok, çünkü onu görmek için civar kasabalardan gelenler bile oluyor. Morish buzdolabının dondurucusunda sakladığı bu tuhaf meyveyi kendi bahçesindeki ağaçtan koparmış. Botanikçiler elmanın iki renkli olmasını genetik mutasyona uğramış olmasıyla açıklıyor ve meyvenin kırmızı yüzeyinin, yetişirken daha çok güneş ışığına maruz kaldığı için, yeşil bölgesinden daha tatlı olacağını belirtiyor.a

Date: Eylül 24th, 2009
Cate: İlginç Haberler - Interesting News

Yaratığın sırrı çözüldü…

İlginç Yaratık

İlginç Yaratık

Bu yaratık dünyayı şaşkına uğrattı. Dünyada yaşayan hiçbir şeye benzemiyordu. İspanyol bilimadamı sırrı çözdü…

2007′de Meksikalı bir çiftçi bir yaratık buldu. Çifti onu gördüğünde ödü patladı. Hemen oracıkta bulduğu bir su birikintisine atıp boğuverdi. Sonra da incelenmesi için yetkilere götürdü. Uzmanlar yaratığın DNA’sını bulamadılar. Bilimadamlarının çoğuna göre bu yaratık türü bulunmamış bir hayvana aitti.

Sonunda İspanyol bilimadamı yaratığın DNA’sı çözdü. Ona göre yaratık kesinlikle hayvan değil, yüzde 99,99 dünya dışı bir varlık…

Sirius UFO Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan Saba Tümer’in CNN TÜRK’te yayınlanan programına katıldı ve Metepec yaratığıyla ilgili son gelişmeleri anlattı.

YARATIK SUDA SAATLERCE ÖLMÜYOR
“Bu yaratık Meksika’nın Metepec bölgesinde ele geçirildi. Bir çiftçi bunu buluyor ve korkuyor ve öldürüyor” diyen Akdoğan yaratığın öldürülme hikayesinin de ilginç olduğunu söyledi: ” Öldürmesi de çok enteresan. Varlığı suda saatlerce tutuyor. Normalde solungaçları olmayan bir varlık suda yaşayamaz ama bu yaratık suda birkaç saat yaşabiliyor ve sonra ölüyor.

DNA’SI ÇÖZÜLDÜ
Fare kapanına yakalanan yaratığın büyüklüğünün 15-20 santimetre olduğunu söyleyen Akdoğan hücrelerinde nükleosit olduğunu, yani kesinlikle bir DNA’ya sahip olduğunu belirtti.

Yaratığın DNA’sının da bulunduğunu izleyicilere şu sözlerle aktardı: “İlk başta DNA için Meksika Devlet üniversitesine, ardından Kanada Devlet üniversitesine parça gönderildi. İkisi de DNA’sını bulamadık dedi. Sonunda İspanya’nın en önemli bilim adamı Hose Antonio DNA’ya ulaştı. Sonuç bir ‘homosapiens’e ait. Yani bir insanımsı yaratık… Bunun bir hayvan değil. Zeki bir varlığa ait olduğu kanıtlandı.”

YÜZDE 99,99 UZAYLI
Akdoğan yaratıkla ilgili şu bilgilere verdi: “Göz yapısı ve kulakları incelendi. Müthiş bir duyma yeteneği var. Bizim duyacağımız frekansların çok üstünde frekansları duyuyor. Ben Antonio’ya sordum daha sonra “nedir bu?” diye. “Yüzde 99,99 dünya dışı bir varlık” dedi. Şimdi ikinci testi yapacaklar. Kasım ortasında da bir basın toplantısı yapacaklar.”

BÖLGEDE UFOLAR SIKÇA GÖRÜLÜYOR
Akdoğan yaratığın uzaylı olduğuna kendisinin de inandığını çünkü o bölgenin yoğun UFO ziyaretine maruz kaldığını da belirtti.

ÇİFTÇİ ERİMİŞ HALDE BULUNDU
Peki onu bulan çiftçiye ne oldu. Bu sorunun cevabını da Akdoğan şöyle verdi: “Çiftçi de ilginç bir şekilde ölü bulunuyor. Otobanın kenarında arabası park edilmiş ve yanmış bir şekilde ölü bulunuyor. Ama normal bir yanma değil, metali eritecek kadar bir sıcağa maruz kalmış.”