Archive for Kasım, 2009

Date: Kasım 30th, 2009
Cate: Themes/Temalar
Yorumlar kapalı

OverView – Wordpress Theme

Bayram hediyesi olarak hazırladığım diğer WordPress teması. Outline temasında olduğu üzere yine manuel tablolama kodlarından oluşmaktadır. Yan menü için kendinize göre düzenleme yapabilmek için sidebar.php şablonunu inceleyebilirsiniz. Ek tablo oluşturarak isteğe bağlı reklam alanı ekledim. Logo için gerekli PSD dosyasını da aşağıda veriyorum. İyi günlerde kullanmanız dileğiyle…

Nasıl kullanacağım?

Herkes biliyordur ama ben yine de bir özet geçeyim. İndirdiğiniz dosya içerisinden çıkan outline klasörünü ./wp-content/themes/ dizinine gönderiyoruz ve ardından WordPress Yönetim Paneli’ne girip sol menüden Görünüm’ü açıyoruz. OverView isimli tema karşımıza çıkacaktır. Daha sonra Etkinleştir linkine tıklayarak temayı sitemizde kullanabilir hale getiriyoruz…

Wordpress Overview Theme

Wordpress Overview Theme

[download id="55" format="1"]

Date: Kasım 25th, 2009
Cate: Other
Yorumlar kapalı

Temper Trap enjoy trappings of success

Four-time ARIA nominees The Temper Trap aren’t backing themselves for a win at this year’s awards.

Their money is on rock legends AC/DC.

The Melbourne four-piece, who are now based in London, are back in the country to attend the ceremony, where they will perform their hit song Sweet Disposition.

They are also up for album of the year, best rock album and breakthrough artist – for their debut album Conditions, as well as single of the year.

“It would be great to win best album, but I don’t think we’re going to win any of them – as do the bookmakers apparently,” drummer Toby Dundas told AAP.

“The bookmakers have put us a firm last in every category,” guitarist Lorenzo Sillitto added.

“I want to (put some money on it), but I think I might have to go to some tribunal afterwards for insider trading.”

The band say if they were to place a bet, the smart money would be with AC/DC, who they are up against for album of the year and best rock album.

“We’re up against them for best rock album, which clearly they should win,” Sillitto said.

“I mean, they’re the best rock band of all time, some would argue. If they don’t win something they’re being cheated.”

Awards or not, it has been a huge year for the band.

They relocated to the England to further their career, and since scored a number six UK hit with Sweet Disposition.

The song was also featured in the hit film 500 Days of Summer.

“It’s been a bit surreal almost,” Dundas said of their whirlwind success.

The band have been touring relentlessly around Europe, making waves everywhere from Norway to the Netherlands.

“At one stage we were playing six shows a week – from the start of May through to August we were pretty flat out,” singer Dougie Mandagi said.

“It’s been busy but fun at the same time.”

After some more European dates throughout December, the band will return to Australia for the summer festival season, playing the Falls Festival, Big Day Out, Sunset Sounds and Southbound Festival, as well as headlining shows in Sydney and Melbourne.

In 2010 they will tackle the US, with a seven-week tour.

For now, they’re just enjoying the rockstar moments as they come.

“We got to fly over here on our label, because we’ve been so busy,” bass player Jonathon Aherne said.

“We had the privilege of flying, not even business, but premium economy.

“I can stretch my feet out a little bit. That’s as close as we’ve got to rockstar,” he said, to howls of laughter from the band.

Date: Kasım 25th, 2009
Cate: Güncel Haberler - Daily News
Yorumlar kapalı

Genetiği İle Oynanmış Organizmalar… (GDO veya GMO)

Malumunuz ülkemizde her şeyin bir çıkar yolu vardır. Sonunda insan sağlığı ile oynamak dahi olsa sonuca ulaşmak için, rant elde etmek için, birilerinin kazancına kazanç katmak için yapılmayacak şey yoktur.
İşte bunlardan biride Genetiği İle Oynanmış Gıdalar.
Getirilen yeni düzenleme ve kanun ile eline bir tüp birkaç genetik içerik ve şırınga alıp laboratuara giren herkes yeni nesil bir tohum üretebilecek. Gerçi bunlar belirli şartlara tabi tutulsa da elbette ki sınırlar asla sınırda kalmayacak. Hep aşılacak.
Yapılacak yeni gıdalar ile artık elma almak için gittiğimiz manavın bize içerisine mandalina genetiği eklenmiş bir elma satacağından emin olamayacağız. Veya mandalina kabuğunun altından kivi çıkmayacağının garantisini alamayacağız. Çünkü insanoğlu beşer, eline alınca genetiği şaşar.
Tabi her şey bu kadar masum olsa, mandalinadan kivi çıksa belki yine sorun olmaz. Ancak yapılan her genetik müdahale yeni bir hastalık için kapı açacak. Domuz gripleri yanında hafif kalacak.
Bu tarz genetiği ile oynanmış ürünler nedeniyle kanser vakaları, bebek ölümleri hamilelik sorunları, ciltte sorunlar, ciğer ve mide sorunları ilk etapta önümüze gelecek olan sorunlar. Birde bunlara eklenen diğer hastalıkları eklersek pek de iç acıcı bir tablo çıkmıyor önümüze.
Buna birde satılan ürünün normal mi, oynanmamış mı olduğu konusunda bilgi verilmeyecek olması da eklenince tezgâhta ki ürünün ne olduğunu kimse bilmeyecek. Çünkü yasa gereği ürünleri bölmek yasak. Bu bölücülüğe girer dedi devlet baba. Genetik açılıma girişti. Hepsi meyvedir sebzedir bölmeye gerek yok diyerek raflarda karışık satılmasını karara bağladı.
Hey gidi günler diyeceğiz yakında. Nerede bahçe domatesleri. Nerede dalındaki elmalar.
Çocuklarımıza anlatırken “Evladım domates normalde kırmızı renkli bir sebzedir. Günümüzde yeşil, mavi, mor gibi renklerle üretildiğine bakma. Kimisi patlıcan aromalı, kimisi kivi” diyeceğimiz günler yakın gibi geliyor. Yâda manava gidip “ Çürük mürük olsun ama özü gibi kırmızı olsun” diye domates seçeceğimiz günler gelecek gibi duruyor.
Son olarak bir sitede gördüğüm çok beğendiğim 3 resmi sizinle paylaşmak istiyorum. Bu arada hazırlayan arkadaşa da teşekkürlerimi sunuyorum.

GDO

GDO - Yemeğinle oynama çocuğum. Hazır oynanmışı var.

GDO - Elmutlek yediniz mi?

GDO - Elmutlek yediniz mi?

GDO - Hep aynı şeyleri yemekten bıkmadınız mı?

GDO - Hep aynı şeyleri yemekten bıkmadınız mı?

Date: Kasım 25th, 2009
Cate: Magazin Haberleri - Magazine News
Yorumlar kapalı

Mahsun’la Hadise çıktı

Mahsun Kırmızıgül’ün sevgilisi Mine Cangal’ı bırakıp gittiği Belçika’da Hadise ile birlikte olduğu iddiası magazin gündemine bomba gibi düştü. Hadise’nin sevgilisiyle arası açıldı

Mahsun Kırmızıgül’ün, Hadise ile Belçika’da buluştuğu söylentisi sevgilisi Sinan Akçıl’a arasını açtı.

‘Aşk meşk yok’

Hadise

Hadise

Olayların büyümesi ve dedikoduların yayılması üzerine Hadise de bir açıklama yapmak zorunda kaldı ve bakın neler söyledi: Ben de bir sanatçı olarak Türkiye de veya bir başka bir ülkede çeşitli davet ve organizasyonlara katılabilirim. Hatta bir çok sanatçı ve kişiyle görüşüp sohbet edebilirim. Hatta birlikte yemekte yiyebiliriz.

Sinan da eğlenmişti..

Bu dedikodular geçenlerde Hadise’nin sevgilisi Sinan Akçıl’la ilgili çıkan başka bir dedikoduyu gündeme getirdi. Bilindiği gibi Sinan Akçıl seksi şarkıcı Ziynet Sali’nin çıktığı bara gidip kendisine sabaha kadar izlemiş ve şampanya üzerine şampanya göndermişti. Ancak sonrasında aşk dedikodularını yalanlamıştı. Bütün bunlardan çıkan sonuca göre bir hadise var sevgililer arasında!..

Date: Kasım 25th, 2009
Cate: Biyografiler - Biographies
Yorumlar kapalı

Oğuzhan Koç

Oğuzhan, 13 Mayıs 1985’te Erzincan’da doğdu. 8 yaşında Bursa Devlet konservatuarı hocalarıdan müzik eğitimi almaya başladı. Ortaokul ve lisede amatör olarak tiyatro ile ilgilendi.

Bir yandan müzik çalışmalarına devam eden Oğuzhan 2007 yılında BKM Atölye Oyuncularına katıldı. Halen İstanbul Üniversitesi Antropoloji Bölümünde öğrenimine devam etmektedir. Şu anda Çok Güzel Hareketler Bunlar komedi programında onu görmektesiniz.

Kendini bildi bileli müzikle ilgilenmektedir. 6 yıl kadar türk sanat müziği eğitimi almıştır.. sölediği şarkılara kendi nağmelerini katarak sizi sizden alabilir.

Çakırkeyf grubundan ayrı olarak kendi solo albüm çalışmalarına başlamıştır. daha şimdiden Gül ki Sevgilim adlı şarkısı internet sitelerinden birçok insana ulaşmış durumdadır. Çıkaracağı albümüyle de tüm Türkiye’nin onu ve şarkılarını çok seveceğinden grup arkadaşlarının hiç şüphesi yoktur.

Date: Kasım 24th, 2009
Cate: Sağlık ve Yaşam
Yorumlar kapalı

Hamileyken bebeğin zekasını geliştirin

Hamileyken bebeğin zekasını geliştirinİnsan zekasını büyük oranda belirleyen genetik mirasıdır. Ancak bunu dışında zeka gelişimi etkileyen çok sayıda dış etmen vardır.

Kalıtımla birlikte gelen genetik unsurların yanı sıra; hamilelik döneminde bebeğe müzik dinletmek, yeteri kadar kilo almak, düzenli beslenmek ve spor yapmak gibi bebeğin gelişimini de etkileyen bir çok unsur vardır. Bunları sıralayacak olursak;

Beslenmenize dikkat edin

Hamilelikte beslenme zekâ gelişimindeki en önemli unsurdur. Özellikle sinirsel gelişimde önemli bir rol oynadığından annelerin düzenli ve çeşitli yiyecek gruplarından beslenmeleri gerekmektedir.

Çok fazla kilo almayın

Alınan kilo miktarı bebeğin ağırlığını, dolayısıyla da beynin büyüklüğünü ve zekâsını etkilediğinden, vücut ağırlığınızın %20’si kadar kilo alınmanız yeterli olacaktır.

Düzenli spor yapın

Gebelik sırasında düzenli egzersiz yaparak vücuttaki oksijen akışı hızlandırılmalıdır. Bu sayede bebeğinize giden oksijen miktarını artırabileceksiniz.

Tiroid beziniz yeterli çalıştığını kontrol edin

Annenin tiroid bezi hormonları bebeğinizin beyin gelişimi üzerinde direkt etkilidir. Bu nedenle gebelik öncesi ve gebeliğinizde tiroid bezi hormonlarınızı kontrol ettiriniz.

Tuzunuzu seçin

İyotlu tuz kullanın.

Omega-3 Kullanın

Gebeliğin son üç ayı ve emzirme döneminizde omega-3 kullanın.

Dişlerinizi kontrolden geçirin

Hamilelik döneminde diş rahatsızlığı geçiren anneler prematüre ya da düşük kilolu bebek dünyaya getirme riski taşıdıklarından ve prematüre doğan bebeklerde öğrenme ve gelişim safhalarında güçlük çektiğinden arada bir diş hekimine gidilmelidir.

Demir ilacı alın

Demir alımı bebeğin entelektüel potansiyelini artırdığından ve hamilelik döneminde yeterli demir alımı asla gıdalarla sağlanamadığından her gün demir içeren tabletlerden içilmesi gerekmektedir.

Rahat ve huzurlu olmaya çalışın

Bebeğin algıları henüz doğmadan önce başar ve dolayısıyla kendini iyi hisseden bir annenin karnındaki bebekte mutlu olur.

En az 6 ay bebeğinizi emzirin

Anne sütünün içeriği sabit değildir ve bebeğin yaşına en uygun olan özellikleri içerir. Prematüre bebeğin annesinin sütü prematüre bebeğe, 1 aylık bebeğin anne sütü 1 aylık bebeğe, 3 aylık bebeğin anne sütü 3 aylık bebeğe uygundur.

Dolayısıyla, bebekliğinde emzirilen çocukların zekâ seviyeleri hazır mamayla beslenenlere göre daha fazladır.

Bebeğiniz ile her fırsatta iletişim kurun

Bebeğiniz ile olan iletişiminiz anne karnında başlamaktadır. Doğduktan sonra ise bu durum en üst seviyeye çıkmaktadır. Bu nedenle mümkün olan her fırsatta bebeğiniz ile düzgün bir dille konuşun, ona dokunu ve sevginizi gösterin, hissettirin. Yaklaşık 4. aydan sonrada ona bir birey gibi davranmaya başlayın.

Müzik dinletin

Bebeğinizi anne karnında ve doğum sonrasında size göre doğru olan bir müzik türünü dinletiniz. Bu şekilde bebeklerin daha hızlı geliştikleri bilinmektedir.

Date: Kasım 24th, 2009
Cate: Güncel Haberler - Daily News
Yorumlar kapalı

Çin siber savaş başlatmak üzere!

Washington’dan yapılan açıklamada ABD’nin askeri teknolojisinin peşinde olan Çin’in siber alemde bir savaş başlatmak üzere olduğunu öne sürüldü.

ABD Başkanı Obama’nın Çin ziyaretinde ele alacağı başlıca konuları ticaret ve küresel ekonomik kriz zannedenlerin aksine, Obama’nın Çin ile büyük bir derdi var: Siber saldırılar.

Son olarak ABD-Çin Güvenlik Denetleme Konseyi tarafından yapılan açıklama, ABD’nin hükümet ve savunma sanayii bilgisayarlarına yapılan Çin kaynaklı siber saldırılarda büyük bir artış olduğunu ortaya koydu.

YARI-SİVİL HACKER ORDULARI

ABD’li uzmanların açıklamasına göre Çin, vatansever hacker grupları olarak adlandırdığı örgütlenmeler içinde toplanan yetkili ve sivil kişilerden yarı-sivil siber ordular kuruyor. Amerika, hükümet ve özel şirketlerinin bilgisayar ağlarına yönelik saldırıların küresel çapta anormal boyutlarda olmasından dolayı doğrudan Çin’i hedef gösteremiyor.

Avrupa ve ABD çok çirkin ve utanç verici olduğunu belirttiği siber saldırıların önüne geçilemediğini belirtirken, Başkan Obama’da aylar önce bu konudaki sıkıntısını açığa vurmuştu. Obama seçim kampanyası döneminde kullandıkları sitenin bilgilerine izinsiz giriş yapıldığını ve son iki senede siber saldırıların ABD ekonomisine 8 milyar dolar maliyet getirdiğini açıklamıştı.

ASIL AMAÇ

Kongre’ye hizmet veren güvenlik konseyi açıklamasında, Çin’in ciddi bir tehdit oluşturduğunu, hükümet ve ticari kuruluşlara yapılan saldırıların önemli bilgiler çalmaya yönelik olduğunu belirterek, büyük bir siber savaş çıkma riskine değindiler.

Uzmanlar Çin’in asıl amacının teknolojik üstünlük sağlamak olduğunu, ABD’nin uzaydaki uydularını devre dışı bırakacak sistemlerin veya uçak gemilerini vurmak için kullanılacak füzelerin geliştirilmek istendiğini belirttiler.

Date: Kasım 24th, 2009
Cate: Güncel Haberler - Daily News
Yorumlar kapalı

Knight and Day i Boğalar Bastı

İspanya’nın güneyindeki Cadiz’de çekimleri devam eden ve başrollerini Tom Cruise ile Cameron Diaz’ın paylaştığı “Knight and Day” adlı filmin setinden kaçan boğalar 2 kişinin yaralanmasına neden oldu. Yetkililerin belirttiğine göre, filmde kullanılacak boğalardan yedisinin kaçması üzerine kısa süreli panik yaşanırken, yaralanan 2 kadının durumunun ciddi olmadığı bildirildi. Gündüz vakti meydana gelen olayda kaçan boğaların Cadiz kentinin merkezine doğru girdiği ve daha sonra plaja doğru yönlendirilip durdurulduğu kaydedildi. Boğaların nasıl kaçtıkları konusunda henüz net bir bilgi bulunmadığı belirtilirken, Cadiz’de yarın yapılacak çekimlerin durdurulduğu açıklandı. Cadiz Belediyesi Sözcüsü İgnacio Romani, “Yapımcının, olayın nasıl meydana geldiğine dair açıklaması gelmeden ve vatandaşların güvenliği garanti edilmeden Cadiz’de çekimlere başlanmayacak” dedi.

Date: Kasım 24th, 2009
Cate: Biyografiler - Biographies
Yorumlar kapalı

Bob Dylan

Bob Dylan

Bob Dylan

Bob Dylan (d. 1941 Minnesota). Bay Abraham ile Bayan Beattie’nin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ismiyle, Robert Allen Zimmerman. Rusya’dan göç eden Yahudi atalarının niçin bir Alman soyismi taşıdıkları hakkında bir fikir bulunmamaktadır.

Sonradan “Huzurevine oranla daha fazla kişinin öldüğü yer” olarak tanımlayacağı üniversiteden atıldığında, henüz 18 yaşında bir gençti. Yirmisinde ise dağınık ve kirli saçları, eski püskü giysileri, omzunda gitarı ile New York’ta, “Beatnic”lerin arasında bulunmuştur. Ona göre New York “Henüz çok fazla insanın gitmediği, gidenin de geri dönmediği” bir yer ve oraya gitmek, “Aya gitmek gibi bir şey”dir.

Müzik Hayatına Atılış

“The Freewheelin’ Bob Dylan” 1963’te piyasaya çıktığında, Dylan, bir ilah olma yoluna çıkmıştır. Albümün kapağında New York sokaklarında sevgilisi Suze Rotolo ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafı bulunmaktadır. “Blowin’ In The Wind”, herkesin diline düşmüştür.

Her seferinde farklı bir şeylerden bahseden Dylan; savaşların anlamsızlığından, Tanrı’dan, adaletsizlikten, seksten, aşktan, sevgiden bahsetmiştir. Her seferinde değişik kesimlerin tepkisini çekmiştir. Bir şeyler söylüyordu; fakat bir başka sefer aynı şeyleri tekrarlamıyordu. Çoğu kişiye göre o, sadece içinden geleni yapıyordu. Belki de, kitleler onu görmek istedikleri gibi görüyordu. Folk müziği seçmesinin nedeni de zaten, gitarı ve armonikasından başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayacak olmasıydı.

Joan Baez’in söylediğine göre, “gördükleri sadece kendisi için bir şey ifade ediyordu”. “Başkalarının ihtiyaçları için kafa yoran biri değildi.” Yine de Baez ona aşık oluyordu. Geceliği oniki dolarlık izbe bir otel odasında gazetecilere üstünde kocaman siyah ceketi, beyaz gömleği ve mor kol düğmeleri ile röportaj verirken, Baez’in gözünde “Gözleri Tanrı’nınki kadar yaşlı ve kendisi bir kış yaprağı kadar naif”ti.

Dylan, 1965’te İngiltere turnesi sırasında yanındaki “elit bohemlerle” birlikte Savoy Otel’de ikamet etmiştir. Ve Marianne Faithfull ona yakın olabilmek için otele gider, odada bir köşeye çekilir. Dylan’ın daktilosuna, “eninin ideal mısra ölçüsü olduğunu söylediği” kalın bir tuvalet kağıdı takılıdır. Faithfull onun dikkatini çekmediğini düşünürken, o, sürekli bir şeyler yazmıştır. Ne yazdığını sorduğunda, aldığı cevaba şaşıracaktır Faithfull. Dylan, onun hakkında bir şiir yazmaktydı.

Dylan’ın teklifi üzerine, yeni albümünü dinlerler bir gece otel odasında. Ona göre; “Onun özel dinleyicisi olmanın bir bedeli vardır, O gece Tanrılardan biri Olimpos’tan inmiş, ona kur yapmaktadır”.

Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir. Faithfull’un o gece gerçeği söylediği için pişmanlık duymasının nedeni, onunla yatamamış olması değil, o tuvalet kağıtlarına kendisi için yazılanları hiçbir zaman öğrenemeyecek olmasıdır.

İngiltere turnesi Joan Baez’le ilişkilerinin de sonu olur. Forest Hill Konseri’ne kendisini davet ederek New York’tan Amerika’ya açılmasına yardımcı olan Joan Baez’i, İngiltere turnesinde sahneye davet etmemiştir.

1973’teki “Pat Garrett and Billy The Kid” albümüne kadar bir süre sessiz kalır. Bu yıl, “Knockin’ on Heaven’s Door” ile Bob Dylan olduğunu bir kez daha hatırlattığı yıldır. Üç yıl sonra gelen Desire albümündeki “One More Cup Of Coffee” ise bir başka klasik olacaktır.

Turnelerle, konser albümleriyle, filmlerle, toplama albümlerle bugüne gelinir. Çoğu kişiye göre; “Nashville Skyline’ın kapağındaki o hırpalanmamış çocuktan çok uzaktır”….

Date: Kasım 24th, 2009
Cate: Eski Haberler
Yorumlar kapalı

Borneo Canavarı

Borneo Canavarı

Borneo Canavarı

Afet ekibinin helikopterden çektiği bu fotoğraf köylülere canavar döndü korkusu yaşatıyor.

Borneo’da çekilen bu fotoğraftan sonra yerliler Borneo canavarının geri döndüğüne inanıyor. Efsaneye göre 100 ft uzunluğunda olan ejderha başlı canavarın nehirde yaşadığına inanan yerlilier Baleh nehri boyunca yüzen bu yılan fotoğrafını görünce korkuya kapıldı.
Bölgedeki sel felaketi nedeniyle incelemeler yapan bir afet ekibi tarafından helikopterden çekilen bu fotoğraf devasa bir yılanı gösteriyor. Fotoshop olup olmadığı tartışma konusu olan bu fotoğraf canavar efsanesinin geri dönmesine yetti.

Daily Mail Gazetesi’nde yer alan habere göre Kuala Lumpur’un saygın gazetesi New Straits Times okuyucularına söz konusu fotoğraf hakkındaki düşüncelerini soran bir anket düzenledi. Bazı köylüler bu yılanı gördüklerini iddia ederken, kimileri de bu fotoğrafın düzmece olduğunu iddia etti.

Bu ayın başlarında bilimadamları otobüs uzunluğunda, bir küçük araba ağırlığında ve inek büyüklüğünde hayvanları yutabilecek kadar iri bir yılana ait fosil bulmuşlardı.