Archive for Aralık, 2009

Date: Aralık 31st, 2009
Cate: Cinsel Sorunlar

Sigara cinsel sağlığı etkiliyor

İngiliz bilim adamları, içmenin cinsel sağlığa ve üreme sistemine olan zararlarını tespit etti. Uzmanlar, içmenin kadınlarda hamileliği yüzde 40 oranında azalttığı sonucuna vardı.

İngiliz bilim adamları, yaptıkları araştırmalar sonucunda içmenin cinsel sağlığa ve üreme sistemine birçok şekilde zarar verdiğini tespit etti.

British Medical Association (BMA) tarafından yapılan araştırmada, içmenin kanser ve kalp hastalığı gibi bilinen zararlarının yanı sıra İngiltere’de yaşları 30′la 50 arasında tahminen 120 bin erkekte iktidarsızlığa yol açtığı kaydedildi.

Araştırmada, içenler ya da pasif içici olan kadınlarda, her sene 3 veya 5 bin düşük yaşandığı belirtildi. Bilim adamları, hamilelik sırasında içen kadınların bebeklerinin normalden daha az kiloda olduğunu ve ayrıca düşük, ölü doğum ve sakat bebek olma ihtimalinin de fazla olduğunu ifade etti.

BMA’dan Dr Vivienne Nathanso, sigaranın cinsel sağlığa verdiği zararların da ‘şok edici’ boyutlarda olduğunu söyledi.

Nathanso, “Günün birinde çocuk sahibi olmak isteyen erkek ve kadınların sigarayı bırakmaları gerekir. Cinsel haz almaya devam etmek isteyen erkeklerin de sigaradan vazgeçmeleri lazımdır. Elde edilen kuvvetli bulgulara göre içmek erkeklerin cinsi yetersizliklerinin en büyük sebebidir” dedi.

BMA, bilhassa hamilelerin pasif içiciliğinin önlenmesi gerektiği üzerinde durdu. BMA Başkanı James Johnson da sigaranın ailelere verdiği zararların önlenmesi için çok daha fazla mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.

Date: Aralık 31st, 2009
Cate: Genel

Kadınların baş derdi migren

Türkiye’de, 5 kadından 1′inin sorunu olan ağrılarının; çikolata, salam, sosis, kırmızı şarap, beyaz peynir gibi bazı besinlerin alınmasıyla tetiklendiği ortaya çıktı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Saygı’nın verdiği bilgilere göre; toplumda başı ağrımayan insan yüzdesi çok az, herkes hayatının bir döneminde farklı nedenlerle baş ağrısını yaşıyor.

Genellikle kadın erişkinlerde görülen , çok yaygın bir rahatsızlık. , kadınlarda yüzde 20, erkeklerde yüzde 6-8 oranında görülüyor. Hastalık, çocukluk çağında kız-erkek farkı göstermiyor, ancak adölesan döneminde hormonların da katkısıyla kadınlarda daha sık görülüyor. Çocuklar ağrısını ifade edemiyor. ”Başım ağrıyor” diyen çocuğun rahatsızlığı sinüzite yorumlanıyor. Migrenlilerin sorununun çoğu çocuklukta başlıyor.

Tetikleyen etkenler

Migrende aile hikâyesi önemlidir. ın yüzde 70′inde, ailede başka bir migrenli bulunuyor. Kadın olması ve ailede başka birinde görülmesi kişide hastalık riskini artırıyor. Bazı ağrısının geleceğini önceden anlıyor, bazılarında ise ağrı birden geliyor.

ağrısı genellikle tek taraflı oluyor. Ancak, ağrı yer değiştirebiliyor. Her migrenli aynı atakları yaşamıyor. Ayda, haftada 1 veya daha fazla atak geçirenler bulunuyor ve ağrı şiddeti de farklı oluyor. Bazı ın atakları; stres, uykusuzluk, açlık, üzüntü ve sıkıntı nedeniyle artabiliyor.

faktörü

Migrenlilerin besinlerine dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı yiyeceklerdeki maddeler de migrende ani ataklara neden olabiliyor. Kişi, hiç kırmızı şarap içmemiş, çikolata yememiş veya belli cins bir peyniri yememiştir. Bu besinleri aldığı zaman, bunların içindeki bazı maddeler migreni tetikliyor.

Bunların yanı sıra salam ve sosislerdeki koruyucu maddeler ataklarını tetikleyebiliyor. Sigara içmek, kansızlık veya tiroid bezinin yanlış çalışması gibi durumlar ataklarını artırabiliyor.

Migrenli hastalarda ağrının durup dururken tek taraflı sürekli ağrı haline dönüşmesi, ailede olmaması ve ağrıların çok geç yaşta başlaması durumunda, hastada başka rahatsızlıklar bulunup bulunmadığına da bakılması gerekiyor.

Date: Aralık 31st, 2009
Cate: Diyet

Metabolizmanızı ateşleyin

Kilonuzu kontrol etmekte güçlük çekiyor musunuz? Kolay kilo aldığınızı, aldığınız kiloları vermekte zorlandığınızı mı düşünüyorsunuz? Eğer yeterince kalori kısıtlaması yaptığınızdan ve gereği kadar aktif bir yaşam sürdürdüğünüzden eminseniz, metabolizmanızı biraz ateşlemeyi deneyin. İşte size kolay uygulanabilir bazı öneriler:

Tiroide kontrol
Tiroid bezinizin normal çalışmaması, kilo almanızı kolaylaştırır. Guatr sorunu olanların önemli bir kısmında tiroid bezi yeterli tiroid hormonu üretemez. Normalden daha az tiroid hormonu vücudun normalden daha az enerji yakmasına neden olur. Tiroid bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroid bezi hormonlarınızın ölçülmesi yeterli olacaktır. Eğer tiroid hormonu eksikliğiniz söz konusu ise bu eksiklik deneyimli bir uzman gözetiminde düzeltilebilir.


Yürürken daha uzun mesafeleri amaçlayın. Daha hızlı gitmeyi değil, daha uzun mesafeleri gitmeyi deneyin. Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler (ritmik yürüyüşler, yüzme, golf…) ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yakıt (yağ depolarınız) harcayacağından emin olabilirsiniz.

Hızlı adımlar
Dolaşmayın, yürüyün! Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri kat etmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla kat etmek daha iyidir. Belirli bir zamanda daha fazla kalori yakmanın kolay bir yolu da yürüyüşünüzü – aerobik karakterini bozmadan- biraz daha hızlandırmaktır.

Yemek sonrası yürüyüş
Yemek sonrası kısa yürüyüşleri unutmayın! Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji), daha çok yakıt tükettiği biliniyor. lerin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden yararlanın.

Sık ama az yiyin
Sık sık ve az az yiyin. Öğün atlamayın. Yavaş ve uzun süre çiğneyerek yemeyi deneyin.

Baharat kullanın
Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha bir hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir. Ayrıca daha çok baharat kullanmak sizi tuzdan ve krema-mayonezden uzak tutar. Daha az tuz ve krema-mayonez daha kolay kilo kontrolü demektir.

Yasaklı maddeler
Doktorunuz tarafından reçete edilip önerilmeyen metabolizmanıza etkili hiçbir ilacı (tiroid ekstreleri, amfetamin, sibutramin, efedrin), bitkiyi (Ephedra-Ma-Huang), yağ bağlayıcıyı (Orsilat), minerali (Chromium picolinate) veya maddeyi (kafein) kullanmamaya özen gösterin.

Damarlarınız yaşam bağlarınızdır

Doğal desteklerden yararlanarak kalp ve damar sağlığınıza önemli katkılar sağlayabilirsiniz. Bu destekleri deneyimli bir uzman desteği alarak, sürekli doktorunuzla işbirliği yaparak kullanırsanız daha iyi sonuç alırsınız. Unutmayın: Damarlarınız yaşam bağlarınızdır. Onları hep açık tutmaya bakın:

E Vitamini: Günde 200-250 mg E vitamini damar sertliği oluşumunu yavaşlatabilir, kanı inceltir. Eğer kanı sulandırıcı diğer bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzla konuşmalısınız.

C Vitamini: Günde 2 kez 500 mg C vitamini almanız damarlarınızı genç tutar. Aç karna almalısınız. Mide sorunları ve ishal oluşuyorsa azaltabilirsiniz.

Omega-3 : EPA ve DHA en çok önerilenlerdir. Eğer bitkisel destekleri tercih ediyorsanız (vejetaryenseniz) keten tohumundan, cevizden yararlanabilirsiniz. Kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsanız Omega-3 destekleri kullanırken doktorunuza danışmalısınız.

Magnezyum: Tavsiye edilen destek miktarı günde 200-400 mg kadardır. Böbrek hastalığınız varsa kullanmamalısınız.

: Üzüm çekirdeğinde bulunan Proanthocyanidinler kalp ve damar dostu güçlü antioksidanlardır. Kaliteli üzüm çekirdeği süzüntülerinde yüzde 90′dan daha fazla proantosiyadin bulunur.

--: Düzenli ve dengeli tüketimleri homosistein seviyelerini kontrol altında tutarak kalp ve damarlarınızı korur. vitaminin uzun süre, kontrolsüz kullanımının sinir hasarı yapabileceğini dikkate almalısınız.

Kanser savaşçısı 10 besin

Brokoli: Kansere karşı koruyucu olduğu belirlenen sulforaphane, beta-karoten ve indole-carbinol ile etkin bir koruma sağlıyor.

Domates: İçerdiği ‘‘likopen” maddesinin prostat kanserini önleyebildiği, meme ve rahim ağzı kanserleri için koruyucu olduğu belirtiliyor.

Ispanak: İhtiva ettiği ‘‘gluthation” çok güçlü bir antioksidandır.

Portakal: Bir C vitamini ve bioflavinoid deposudur.

Sarımsak: Aktif ‘‘allicin” maddesi ile bağışıklığı güçlendiriyor.

Elma: Pektin isimli eriyebilir lif ve Elagic Acid en etken maddeler. Kırmızı elmada likopen de var.

Soya: Soyadaki ‘‘genistein” etkili bir kanser koruyucudur.

Havuç: Bol miktarda beta-karoten ve lif ihtiva eder.

Acı biber – kırmızı biber: Çok faydalı bir madde ‘‘capsaicinden” zengindir.

Yeşil çay: Koruyucu ve yararlı bir ‘‘bioflavinoid” ihtiva ediyor.

Date: Aralık 31st, 2009
Cate: Güzellik

Sir Ağda Nasıl Yapılır?

Sir Ağda Nasıl Uygulanır?

• Ağda yapılacak yüzeydeki kılları aynı yöne bakacak şekilde elinizle düzeltiniz.

• Ağda yapılacak yüzeyde yara kesik yanık aktif akne ve benzeri cilt problemleri olmadığına emin olunuz. Ağdayı Ağdayı çok hassas veya tahriş olmuş ciltlere diğer deri problemli ciltlere uygulamayınız.

• Ağda yapılacak yüzeyde vücut ısısının uygun olduğundan emin olunuz. Şayet cilt soğuk ise ellerinizle friksiyon yaparak yüzeyi ısıtınız.

• Ağdanın yeterli ısınıp ısınmadığını kontrol etmek için ilk uygulamada bir parça ağda bezi üzerinde kartuşu deneyiniz. İlk uygulamada ağda ısısının yeterli ısıya ulaştığına emin olunuz. Eğer ağda çok sıcak ise işlemi durdurunuz.

• Şayet hassas bölgede işlem yapılıyorsa kolaltı bikini gibi veya pudrasız ağda kullanılıyorsa bir parça yumuşak formüllü talk pudrasını cilde serperek yayınız.

• Kartuş ağda uygulamasını kılların çıkış yönüne doğru döner başlığı 15-18 cm boyunca incecik bir tabaka halinde sürerek yapınız.

• Konserve ağda uygulamasını ağdayı kılların çıkış yönüne doğru tek kullanımlık spatulanın sırt kısmı ile yaklaşık 15-18 cm boyunca incecik bir tabaka halinde sürerek yapınız.

• Bir parça tek kullanımlık ağda kağıdını ağda sürülmüş bölgenin üzerine yapıştırınız. Avuç içi ile baskı uygulayarak ağdalı yüzeye iyice yapışmasını sağlayınız. Bu esnada el hareketiniz kılların çıkış yönüne doğru olmalıdır.

• Tek bir hareketle ağda kağıdını kılların çıkış yönü tersine cilde paralel şekilde çekiniz. Ağda bezini çekerken cildin gergin tutulmasına dikkat ediniz. Cilde dikey çekmeyiniz.

• Tek kullanımlık ağda kağıdını ağda kağıdınızın kaliteli olması önemli olup aynı işlem esnasında birkaç defa kullanabilirsiniz. (Pudrasız ağdalarda 5-6 ince pudralı ağdalarda 3-4 kalın pudralı ağdalarda 2-3 defa kullanılabilir.) Hassas bölgelerde ve ciltlerde küçük şeritler halinde çalışınız ve her seferinde kağıdı değiştiriniz ve kullanılanları çöpe atınız. Yıkanmaz.

Date: Aralık 31st, 2009
Cate: Güzellik

Güzellik Ve Tazelik İçin

Hazırlanışı: Besbase kabuğu, ezildikten sonra suda pişirilir ve sıkılır. İki tutam kıyılmış taze maydanoz, bir çorba kaşığı domates salçası, yarım fincan badem yağı ilave edilir. Hazırlanan bu karışıma bir miktar su eklenerek suyu çekilinceye kadar ateşte tutulur. İki kaşık kaymak ilave edilerek krem yapılır. Faydaları: Yüz ve boyun kısmına maske olarak uygulanan besbase kremi; cilde güzellik ve tazelik sağlamakta etkin yararı vardır. Bu maske
yüze sürüldükten sonra yirmi dakika bekletilip, yüz yıkanmalıdır